» » PLANLAMANIN FONKSİYONALİTESİ

PLANLAMANIN FONKSİYONALİTESİ

Bugünlerde sıklıkla bana gelen sorulardan biri “Planlama mühendisliği için saha tecrübesi şart mıdır?” sorusudur. Genelde mesleğe yeni başlamış arkadaşların, kendilerinden daha kıdemli kişilerden duydukları söz “Saha tecrübesi olmadan planlamacı olunmaz” sözü dağarcıklarında o kadar büyük bir yer edinmiştir ki, kendilerinde bu eksikliği büyük bir boşluk olarak görmekteler.  İş bulmanın oldukça zor olduğu günlerde hayat şartlarının kendilerine böyle bir imkanı sunup sunmayacağı tartışmalı bir konudur.

Asıl soru şudur:  “Saha deneyimli bir planlamacıdan ne beklenir?”.  Bütün aktivitelerin sürelerini doğru tahmin etmesi ve aktiviteler arası bağlantı mantığının güçlü olması mıdır? Burada aktivite süreçlerini etkileyen parametrelere baktığımızda, temel olarak iki parametre gözümüze çarpar. Birincisi yapılacak aktivitenin miktarı. İkincisi ise o aktiviteyi gerçekleştirecek iş gücüdür.

Bir planlamacı için yapılacak işin miktarı çıkartılan ya da çıkartılacak olan metrajdan yazabilmesi mümkündür. Ancak o iş için ayrılacak iş gücünü, işi uygulayacak olan yöneticisi ya da en nihayetinde proje müdürü belirleyecektir. Bunun anlamı elindeki kaynakları kendi tasarrufunda kullanacaktır. Yaklaşık 15 yıllık bir mühendis olarak ben hiçbir uygulama iş programındaki gereken iş gücünün, programa bakılarak taksim edildiğini görmedim. Hasbel kader düşünülen adam sayısı, ilgili aktivite için gereken sayı kadar denk gelirse gelirdi. Bu da programa bakmadan ayarlandığı için düşük bir ihtimal olmaktan öteye geçmemektedir. İkinci durumda ise aktivitelerin bir birine bağlanma mantığıdır. Burada da o işi bin defa yapmış bir planlamacı bile olsanız, son sözü söyleyen kişi proje yöneticisi olacağı için ve sahadaki uygulamalar sırasında herşeyin sırasını değiştirme kudretine de sahip olduğu için, yapılacak işin tutarlı bir program olması beklenemez.

Maalesef ülkemizde planlama terminolojik olarak yanlış anlaşılmaktadır. Bu yanlış anlaşılma sadece yeni mezun meslektaşlarımızda değil, ayrıca yaşını başını almış kıdemli mühendislerin arasında bile yaygındır. Planlamanın fonksiyonu bir projenin gidişatının önceden düşünülmesini va tasarlanmasını sağlamaktır. Yani bir düşünme metodudur. Zaman içinde proje gidişatının planlama ile tutturulması ile alakalı birşey değidir. Öyle bir şey olsaydı planlamaya gönül veren arkadaşlar projelerde kahin olarak istihdam edilirdi. Hatta Henry Gantt’ı* mezarından çıkartıp getirin, yapacağı planlama sahadaki uygulamacı yöneticiler tarafından takip edilmezse, yaptığı planlamanın raporları da yalan dolan olacaktır. İtibar edilmeyecektir.  

 

Peki buradan planlamanın fonksiyonalitesine dönecek olursak. Eğer projemizde önümüzdeki süreçlere ışık tutmak istiyorsak, hazırlanacak programı, yeni mezun ya da kıdemli farketmeksizin tek bir planlamacının eline bırakmamak gerekir. Düşünmek zahmetli bir iştir. Burada sahaya yeni çıkmış ya da kıdemli bir planlamacının olması sadece ve sadece projede düşünülen zaman ve maliyet simulasyonunun bilgisayara aktarılmasında önemli bir rol oynar. Yani düşünüldüğü gibi yapılacak iş gücünün tahmini ve bağlantı kurma tecrübesi ikinci dereceden bir önem taşımaktadır. Burada iş gücünün yapılacak işe göre tahminlenmesini iyi analiz etmek gerekir. Yapılan iş, bir tahmin yapmak değildir. Bir hedef koymaktır.  Bu hedefi, proje yöneticisi ve kısım şefleriyle beraber koymakta fayda vardır. Çünkü bu hedef, ileride performans ölçümünde bir nirengi noktası olacaktır. Bu sebeple bu noktanın tayinini yaparken hassas davranmak gerekmektedir. Ancak bu noktadan sonra yönetimsel kararlarda planlamanın bir etkisi olabilir. Aksi halde hazırlanan raporlar sadece ve sadece boşa harcanmış iş gücünden öteye geçememektedir.

1
planlama, fonksiyonalite
2 631 kez okundu05.12.15 tarihinde yayınlandı